HABER

Habber


EĞİTİM-BİR-SEN İLÇE BAŞKANI ÖĞRETMENLERLE



Eğitim Bir-Sen İlçe Başkanı Ramazan Eraslan mesleğe yeni başlayan öğretmenlerle bir araya geldi.








Eğitim-Bir-Sen Ortaköy İlçe Başkanı Ramazan Eraslan ve yönetim kurulu üyeleri Şenol Tunç ve Ramazan Duman ile birlikte Yunus Emre Kültür Merkezinde Temel Eğitim Kursu alan Ortaköy merkez köy ve kasabaları ile Ağaçören ve Sarıyahşiden gelen öğretmenleri ziyaret etti.
Öğretmenlerle ikramlar eşliğinde sohbet eden heyet öğretmenlere "Kelebeğin Rüyası" adlı kitap hediye etti.










                                                                                                                         
























              
Çakaleriği:(Pflaume / Prune / Plum)Gülgillerden, Nisan-mayıs ayları arasında, beyaz renkli çiçekler açan, 1-3 m yüksekliğinde, dikenli bir ağaçtır. Ormanlarda, çit kenarlarında ve kırlarda rastlanır. Gövdeleri silindirik, kabuğu koyu gri renkli ve çok sık dallıdır. Küçük dalların ucu dikenlidir. Çiçekleri beyaz renklidir. Meyveleri sonbahar veya kısa doğru olgunlaşan mâvimsi siyah renkli, küremsi şekilli ve ekşi lezzetlidir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara, Ege ve Karadeniz bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi, çiçekleri ve kurutulmuş meyveleridir. Çiçekler kuru bir havada toplanır ve derhal kurutulur. Çiçekleri hafif müleyyin ve kan temizleyicidir. Meyvelerinde şekerler ve organik asitler vardır. İshali keser. Mide ve barsakların düzenli çalışmasını sağlar. Terletir ve vücuda biriken zararlı maddelerin atılmasını sağlar. Boğaz ve bademcik iltihabını giderir. Anne sütünü artırır.
Çam fıstığı(Pines pinea) Çam kozalaklarının içinden çıkartılır. Kuvvetli bir besindir. Günde 2 çorba kasığından fazla yenmemelidir.
Kullanıldığı yerler: Bronşit verem ve akciğer hastalıklarının çabuk iyilesmesine yardımcı olur. Afrodizyak özelliği vardır.
Çemen(Wärmflasche / Fenugrec / Fenugreek / Buy otu) Nisan-haziran aylarında, sarimsi-beyaz renkli çiçekler açan 20-40 cm yüksekliğinde, bir senelik, otsu bir bitki. Buy otu, hulbe otu olarak da bilinmektedir. Gövdeleri dik, silindir biçiminde, içi bos ve oldukça dallıdır. yaprakları saplı ve 3 yaprakçıklıdır. Çiçekler teker teker veya 2 tânesi bir arada olmak üzere bir yaprağın koltuğundan çıkar. Meyveleri düz veya az çok kıvrılmış olup, fasulye meyvesine benzer. İçinde esmer-sari veya kırmızımsı 6-20 tohum taşır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya, Marmara, Orta, Güney ve Güneydoğu Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısımları tohumlarıdır. Olgun meyveler toplanır, güneşte kurutulduktan sonra, sopa ile dövülerek tohumlar meyvelerden dışarı çıkarılır. Tohumlarında müsilaj, uçucu yağ ve sâbit yağ, alkaloit, kolin, rutin gibi maddeler vardır. Eski devirlerde Asya memleketlerinde şehvet arttırıcı ve harplerde cesâret verici olarak çok kullanılırdı. Bugün taşıdığı müsilajdan dolayı, yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak kullanılmaktadır. Kuvvet verici ve iştah açıcı olarak, raşitizm, diyabet, tüberküloz ve kansızlıklarda da kullanılmaktadır. Unu, pastırmanın üzerini örten ve "çemen" ismi verilen karışımı (Bu karışım sarımsak, kırmızı biber ve çemen tohumu unundan ibârettir.) hazırlamak için kullanılır.
Centiyane: (Centiyana / Yilanotu / Esekturpu / Gentina lutea / Gentina radix) Dogu Karadeniz Bölgesi ve Uludag'da yetişen, 1 metre kadar yüksekliğinde, geniş yapraklı, kalın köklü bir bitkidir. Kökü acıdır. İçi sarı, dışı esmerdir. Kökü şifalıdır. Sarı ve mavi türü vardır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Doğu Karadeniz Bölgesi ve Uludağ.
Kullanıldığı yerler: İştah artırır, hazmı kolaylaştırır. Ateşi düşürür. Vücuda kuvvet verir. Mide zafiyeti ve ekşimelerini giderir. Kansizlikta da faydalıdır.
 Çivitotu: (Kokar sedef otu / Sezab / Rue) Sedefotgillerden, çayırlarda ve hendek kenarlarında yetişen,zehirli bir bitkidir. Yaprakları geniş, çiçekleri küçük ve sarı renklidir. Çiçekleri dalların dışına taşmış demetler halindedir. Keskin bir kokusu vardır. Kullanırken kesinlikle tavsiye edilen doz asılmamalıdır.
Kullanıldığı yerler: Kalp çarpıntılarını giderir. Mide ağrılarını dindirir. Zeytinyağı ile kavrulduktan sonra çıbanın üzerine konulursa, çıbanı olgunlaştırır.

Çiğdem(Krokus / Colchique / Crocus / Lahlah / Mahmurçiçegi / Colchicum) Toprak altında, üzeri ince veya zarımsı birkaç pul ile örtülü, bir yumru taşıyan çok senelik bir bitki. Yaprakları çimen yaprağına benzer. Çiçekler genellikle 1-3 tâne veya türüne göre daha fazla olup, mor, beyaz-pembe sarimtrak renklerdedir. Çiçek taç yaprakları tüpsü olup, uç kısmında huri seklinde genişlemiş ve 6 parçalıdır. Meyveleri çok tohumludur. Avrupa ve Akdeniz bölgesine yayılmış, 40 civârında türü vardır. Bunun da 20 kadarı Türkiye’de bulunur. Genel olarak zehirli alkaloitler taşıyan bitkilerdir. Çiğdem türlerinin bir kısmi ilkbaharda, diğer bir kısmi ise sonbaharda çiçek açmaktadır. Çok güzel olan çiçeklerinden dolayı da bir süs bitkisidirler. Daha çok kullanılanı ve tıbbî olarak bilineni sonbahar veya güz çiğdemi (Colchicum autumnale)dır. Bu da ağustos-ekim ayları arasında çiçek açan yumrulu bir bitkidir. Yaprakları ilkbaharda meydana gelir. Çiçekleri ise sonbaharda olup, pembemsi-mor veya beyazdır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Farklı türlerde Türkiye’nin hemen her tarafında.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi tohumları ve yumrusudur. Tohumlarında sâbit yağ, sakaroz ve kolşisin isimli bir alkaloit bulunur. Yumrularında da kolşisin, inilin, yağ, nişasta, sakkaroz bulunmaktadır. İdrar söktürür, Kabızlığı giderir. Kesinlikle tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır. Çiğdem tohumu ve yumrusundan hazırlanan preparatlar uzun zamandan beri damla hastalığına karsı kullanılmaktadır. Kolşisin bir ara kansere karsı kullanılmışsa da, hayvansal hücreler için çok zehirli olduğundan hâlen terk edilmiştir. Kolşisinin hücre bölünmesini durdurması etkisinden faydalanılarak, poliploit mutasyonlar elde etmek için zirâatta kullanılmaktadır. Poliploit organizmalar genellikle normalden daha fazla olan büyüklükleri ile göze çarparlar. Bu metod sâyesinde ekonomik değer taşıyan bu bitkilerin yaprak veya meyve ürünlerini arttırmak mümkün olmaktadır.
Ciğerotu(Pulmonaria officinalis) Hodangiller familyasından, 10-15 cm boyunda, uzun ömürlü otsu bur bitkidir. Çiçekleri önce kırmızımtıraktır. Sonra mor ve mavimsi bir renk alır. Gövdesi dik ve tüylüdür. Tanen, müsilaj, sekerler, reçine ve sabit yağ içerir. Tedavi için yaprakları kullanılır.
Kullanıldığı yerler: Göğsü yumuşatır. Öksürüğü keser. Akciğer hastalıklarında faydalıdır. İdrar söktürür.
Çilek(Kocayemiş / Fragaria / Strawberry / Fraisier / Erdbeere / Fraise) Gülgillerden, sapları sürünce, çiçekleri beyaz bir bitkidir. Yemişi (Çilek) ilk zamanlar pembe olup, geliştikçe koyu bir renk ve güzel kokulu bir hal alır.
Türkiye’de yetiştiği bölgeler: Ege, Marmara, Karadeniz bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Vücudu kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. İdrar söktürür. Böbrek ve mesane hastaliklarının iyileşmesine yardımcı olur. Mide ve barsak tembelliğini giderir. Sinirleri kuvvetlendirir. Hasta olmayı önler. Barsak kurtlarını döker. Ateşi düşürür. Cilde tazelik ve güzellik verir. Distaslarini eritir.Midesi zayıf olanlar suyunu içmelidir. Bazı kimselerde alerji yapabilir.
Çitlembik:(Terpentinpistazie / Térébinthe / Terebinth tree)
Nisan-haziran ayları arasında, yeşilimsi renkte çiçekler açan, 2-6 m yüksekliğinde, kışın yaprağını döken ağaçlar. Menengiç olarak da bilinir. Meyveleri önce kırmızımsı olup, daha sonra kahverengine döner. Ağacın dallarına yapılan yaralamalarla yahut da kendiliğinden sızmayla sakız elde edilir. Bu sakız, bal kıvamında, sarımsı veya grimsi renkli ve hoş kokulu olup menengiç sakızı adını alır. Batı Anadolu’da yabânî menengiçleri aşılamak sûretiyle antepfıstığı elde edilmektedir.
Kullanıldığı yerler: Menengiç sakızı dahilen, idrar ve solunum yolları antiseptiği olarak kullanıldığı gibi, göğüs yumuşatıcı ve balgam söktürücü olarak da kullanılır. Meyveleri rezin, uçucu yağ, palmitik, oleik, stearik asit gibi yağ asitlerini ihtivâ eder. Meyveleri idrar söktürücü etkiye sâhiptir. Gaziantep bölgesinde meyveleri kavrularak menengiç kahvesi adı altında kahve yerine kullanılmaktadır.
Civanperçemi(Binbiryaprak otu / Kandilçiçegi  / Schafgarbe / Milliefeuille / Herbeaux charpentiers / Yarrow)Haziran-eylül aylarında, beyaz veya pembemsi renkli çiçekler açan, yol kenarlarında, tarlalarda ve kurak topraklarda yetişen 20-100 cm yüksekliğinde, kokulu, çok senelik ve otsu bir bitki. Binbiryaprak otu veya kandilçiçegi olarak da anılmaktadır. Gövdeleri dik, dalsız ve yumuşak tüylüdür. Yaprakları sapsız ve koyu yeşil renklidir. Çiçekleri, küçük tepecik (kapitulum) halinde bir araya toplanmış olup, yalancı bir semsiye durumunu meydana getirirler. Bu kapitilumun diş tarafında 5-6 tane dil seklinde beyaz renkli dişi çiçekleri, orta kısmında ise tüp seklinde, kirli-beyaz renkli erdişi çiçekleri vardır. Meyveleri gri renkli ve tüysüzdür.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Kuzey ve Doğu Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmı, yapraklı ve çiçekli dallarıdır. Dallar ve çiçekler henüz tamamen açılmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Bitkinin bu kısımları uçucu yağ, sabit yağ ve acı glikozit maddelerini ihtiva ederler. Kuvvet verici, uyarıcı, idrar ve gaz söktürücüdür. İçerisindeki Sincolden dolayı antiseptik, balgam söktürücü ve midevidir. Yara iyi edici bir özelliği vardır. Basurda sulu hulasası fitil halinde verilir. Memleketimizde 20 kadar Binbiryaprak otu türü tespit edilmiştir. Bunların ekserisi halk arasında yukarıdaki tür gibi kullanılmaktadır.
Çobançantası:(Çoban kesesi / Çobantorbasi / Capsella bursa pastoris) Turpgillerden bir çeşit yaban bitkisidir. Meyveleri torbaya benzer. Yaprakları rozet şeklinde olup, demet görünümündedir.Çiçekleri beyazdır. Yaz aylarında toplanıp kurutulur.
Kullanıldığı yerler: Böbrek ve kum taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Ağrıları giderip, vücuda rahatlık verir. Burun kanamalarını durdurur.
Çobanpüskülü:(Stechpalme / Houx / Holly / Houx commun / Ilex aquifolium) Çoğunlukla çalı, bazen da, 10-15 metreye kadar boyu uzayabilen bir ağaç. Yapraklar kalıcı, derimsi, oval, kenarları geniş dişli ve dişlerin tepesi dikenlidir. Çiçekler iki evcikle olup, kurullar hâlinde bulunur. Meyvesi yuvarlak ve parlak kırmızıdır. Kuzey Afrika, Batı ve Güney Avrupa ve Batı Asya’dan Çin’e kadar olan bölgelerde yetişir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Kuzey Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Ateşi düşürür, terletir ve vücuda rahatlık verir. Meyvenin iç kabuğu ökse yapımında kullanılır. Odunu çok sert, ağır ve koyu renktedir. Çok iyi cilâ tutar. Tornacılıkta, kaplamacılıkta, çark dişi yapımında kullanılır. Körpe dalları kamçı sapı yapmaya yarar. Süs bitkisi olarak da yetiştirilir.
Çörekotu: (Çörekotu / Siyah susam / Sevkerak / Nigella / Schwarz-küemmel /  Nigelle / Black cumin) Haziran-temmuz aylari arasinda yeşille karışık açık mâvi renkli çiçekler açan, 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitki. Yol kenarları ve bilhassa ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kisa tüylüdür. Yapraklarin alttakileri saplı, üsttekilerı sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek tektir. Taç yapraklari iki loplu ve bal özü bezleri tşıiyan 8 tâne küçük parça hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da yetiştirilmektedir.
Sam çörekotu (Nigella damascena): Yapraklari parçalidir. Çiçekleri tek ve üst yapraklar tarafindan örtülmüş durumdadır. Parlak mâvi çiçeklidir.
Kır çörek otu (Nigella arvensis): 10-30 cm yüksekliğinde mâvi çiçeklidir. Yapraklari sivri parçalidir. Tohumları kurt düşürücü olarak da kullanılır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Trakya ve Anadolu.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları tohumlarıdır. Tohumları tamâmen olgunlaştıktan sonra toplanır ve güneşte kurutulur. Çörekotu tohumlarında uçucu ve sabit yağ, tanen, sekerler, glikozit bünyeli bir saponin ve alkaloitler bulunmuştur. Tohumları gaz söktürücü, uyarıcı ve idrar söktürücü olarak kullanılmaktadır. Güzel kokusu sebebiyle müshil ilâçlarının içine ilâve edilen iyi bir lezzet ve koku değiştiricidir.
Çöven:(Gipskrau / Gypsophile / Gypsophila / Sabunotu / Helvacıkökü / Saponaia officinalis) Haziran-temmuz aylarinda beyaz çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde çok dallı, çok senelik, kazık köklü, otsu bir bitki. Yapraklari sapsız, soluk yeşil renklidir. Çiçekler küçük pembe ve beyaz renklidir. Tohumlar küçük, hemen böbrek şeklinde esmer renkli ve üzeri pürtüklüdür. Köklerinin dövülmesinden çöven elde edilir. Memleketimizde 27 kadar türü bulunur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Orta ve Doğu Anadolu
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları kökleridir. Konya ve Beyşehir havâlisinde bu bitkiye dişi çöven ismi verilmektedir. İdrar söktürür. Terletir. Vücuda rahatlık verir. Kusturur ve balgam söktürür.    Çöven köklerinde saponin, reçine ve seker vardır. Eskiden beri temizleyici olarak, lekeleri çıkarmak için kullanılır. Memleketimizde ve Yakın Doğu’da “tahin helvası” yapımında da kullanıldığı için buna, helvacı çöveni ismi de verilmektedir. Bâzı yörelerimizde ve Kıbrıs’ta, pişirilerek salamura edilen hellim tipi peynirin bozulmaması için suyuna çöven kökü bırakılır. Trakya bölgesinde çöven otundan “köpük helvası” ismiyle beyaz, köpüksü helva yapılır. 
                                                                     miktarını düşürür. Zatülcenp ve karaciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Nikris ve romatizmanın şikayetlerini giderir. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanılmamalıdır.

AYI ÜZÜMÜ ( İT ÜZÜMÜ ) :

Fundagillerden; küçük taneler halinde kırmızı renkli yemişleri olan, tüylü bir bitkidir.1-3 metre yüksekliğindedir. Her mevsimde yaprakları vardır. Makilerde bulunur. Dalları kırmızımtırak kahverengidir. Yaprakları şimşir yapraklarına benzer. İçinde Hydrochinone vardır. Sonbahar aylarında toplanıp kurutulur. Çiçekleri pembe salkımlar halindedir. Ev ilaçlarında yaprakları kullanılır.
Kullanıldığı yerler:
Kuvvet verir. İshali keser. İdrar yollarını temizler. İdrar söktürür. Ateşi düşürür. İdrar yollarındaki taşların düşmesine yardım eder. Prostat büyümesinden kaynaklanan şikayetleri giderir.


AYLANDIZ ( KOKARAĞAÇ ) :

Sedefotugillerden; bir çeşit süs ağacıdır. Çiçekleri uzun salkım şeklindedir. Kokusu keskindir. Meyveleri sonbaharda dökülmeden önce kızarır.
Kullanıldığı yerler:
Bağırsak solucanlarını düşürür.

AYNISEFA ( GECESEFASI ) :

Bileşikgillerden çiçekleri güzel, sarı renkli bir bitkidir.
Kullanıldığı yerler:
İdrar söktürür. Terletir. Aybaşı kanını söktürür ve aybaşı kanamalarının normal olmasını sağlar. İştah arttırır. Nikris ve sıracada da faydalıdır.

AYRIKOTU (GEMEINEQECKE, CHIENDENT COMMUN, COMMON COUCH GRASS, SCUTCH, TWITCH) :

Temmuz-agustos ayları arasında yeşil veya morumsu-yeşil renkli başaklar veren, 30-100 cm boyunda, çok senelik otsu bir bitkidir. Toprak altında çok fazla yayılmış olan ana kökleri bulunur. Bilhassa kumlu toprakları sever. Gövdeleri dik, tüysüz ve içi boştur. Yaprakları dar, uzun, ince, paralel damarlı, sivri uçlu, koyu yeşil renklidir. Çiçekler gövdenin ucunda ve yassı bir başak durumunda toplanmışlardır. Meyve sarımsı renkli ve uzuncadır. Bitkinin etli kökleri çok eskiden beri üriner hastalıklarda kullanılan önemli bir halk ilacıdır. Kökler mesane ve böbrek iltihapları dahil, mesanedeki taş ve kumları düşürmek için kullanılan iyi bir idrar söktürücüdür. İdrar arttırıcı olarak mısır püskülü, arpa ile beraber kaynatılarak kullanılır. Hatta köpekler bile ağız ve barsaklarını temizlemek için bitkinin yapraklarını büyük bir zevkle yedikleri için bitki "köpekçimeni" olarak da bilinir. Tarlalarda belirtilen türden başka, buna çok benzeyen büyük ayrıkotu (cynadan dactylon) olarak bilinen çeşidinin daha kalın kökleri olup, nişasta da taşımasıyla ayrılır ve digeri gibi kullanılır. Türkiye’de; İstanbul, Trakya, Mugla, Anadolu'da yetişir.
Kullanıldığı yerler:
Kullanılan kısımları kökleridir. Köklerinde triticin, uçucu yağ, müsilaj ve potasyum bulunur.

AYVA ( SEFERCEL ) :

Gülgillerden çiçekleri iri ve pembe renkli; yapraklarının altı tüylü, orta yükseklikteki bir ağacın meyvesidir. Ayva; limondan büyük, sarı renkte, tüylü, mayhoş, dokusu sertçe ve ufak çekirdekli bir meyvedir. Vitamini boldur. Çiğ yenilmesi tavsiye edilmez. Komposto veya jöle yapılarak veya külde pişirildikten sonra yenmesi uygundur.
Kullanıldığı yerler:
İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Karaciğer tembelliğini giderir. Safra akışını sağlar. Çarpıntıyı dindirir. Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser. Bronşit, müzmin öksürük ve veremde faydalıdır. Ağızdan su gelmesini ve kan kusmayı önler. Vücudun gelişmesine yardım eder. Merhem yapılarak kullanıldığı takdirde; el ayak ve meme ucu çatlaklarını, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir. Egzama kaşıntılarını ve basur memelerinin doğurduğu şikayetleri giderir. Kabızlık çekenler ve tansiyonu yüksek olanlar yememelidir.



BADEM: (ECHTE MANDEL / AMANDIE / ALMOND TREE)

Mart ve Nisan ayları arasında beyaz veya pembe renkli çiçekler açan, 5-12 m yüksekliğinde bir ağaç. Birçok eşitleri varsa da, tıbbi bakımdan ikisi mühimdir: Amygdalus communis varyete dulcis (tatlı badem), Amygdalus communis varyete amara (acı badem). Tohumun lezzeti birincisinde tatlı, ikincisinde ise acıdır. Yaprakları saplı, parlak, yeşil renkli, kenarları dişlidir. Çiçekleri yaprakların gelişmesinden önce açar ve kısa saplıdır. Çanak yaprakları yeşilimsi sari renkli üçgen seklinde, 5 birleşik parçalı, taç yaprakları beyaz veya pembe renkli 5 serbest parçalıdır. Meyveleri oval şekilli, yeşil tüylü genellikle bir, bazen iki tohumludur.
Kullanıldığı yerler: Acı ve tatlı badem tohumlarından tazyik usulü ile yağ elde edilir. Badem tohumlarında yağ, albüminli maddeler, E vitamini; sekerler ve emulsin isimli enzim vardır. Acı badem tohumları uçucu yağ taşırlar ve ayrıca siyanogenetik bir glikoz olan amygdalin maddesi ihtiva ederler. Acı bademin uçucu yağı, iyi bir koku ve tat giderici (balık yağına ilave edilir) ve hafif bir dezenfektandır. Badem tohumları, badem şurubu hazırlanmasında kullanılır. Çocuklar için iyi bir müshildir. Kremlerin terkibine girer. Meyve kabuğu halk arasında boğaz ağrılarına karsı kullanılmaktadır.
Baldıran: (Aguotu / Conium maculatum / Ciques / Hemlock)
Nemli yerlerde yetişen, 1-2 metre boyunda zehirli bir bitkidir. Gövdesi kalındır. Saplarının alt kısmi erguvani renktedir. Yaprakları büyük, çiçekleri yayvan ve küçüktür. Ev ilaçlarında kullanılmaz.
Kullanıldığı yerler: Tıpta, özellikle dişçilik alanında kullanılır. Ağrı kesici, spazm giderici ve siyatik, tetanoz ile epilepsi hastalıklarının tedavisinde kullanılır.
Baldırıkara(Venushaar / Frauenhaar / Capillaire / Maidenhair)
Rutubetli ve serin yerlerde, akarsu kenarlarında, kuyu duvarlarında ve mağara ağızlarında tesadüf edilen 20-40 cm yüksekliğinde otsu bir bitki. Venüssaçi da denilmektedir. Yaprakları uzun, ince, parlak, siyah veya kırmızımtrak-siyah saplıdır. Yaprak parçaları açık yeşil renkli ve böbrek seklinde olup, uç tarafları loplara ayrılmıştır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi, Karadeniz, Ege, Akdeniz bölgelerinde yetişir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları yapraklarıdır. Yapraklar bütün yaz esnasında toplanır, taze olarak veya gölgede kurutulduktan sonra kullanılır. Tıpta çok eskiden beri yumuşatıcı ve balgam söktürücü özelliğinden dolayı öksürük ve bronşitlerde kullanılır. Baldırıkara şurubu da yapılır. Şurup, balgam söktürücü olarak faydalıdır. Kabız edici etkisi de vardır.
Ballıbaba(Lamium / Lamier / Dead-nettle / Laminum)
Ballıbabagiller familyasından mor çiçekli, pembe, krem veya beyaz renkli bir bitki. Memleketimizde 27 türü tespit edilmiştir. Çoğu türleri, Bati ve Güney Anadolu’da yaygındır. Bunun yanında diğer bölgelerde de yer yer rastlanmaktadır. En çok bilinen ve kullanılan türleri şunlardır:
Beyaz ballıbaba (Lamium album): Türkiye'de yetiştiği yerler: Trabzon civarı, Bayburt (Kop Dağı), Erzurum, Bingöl dağları ve Rize’dir. Mayıs, eylül ayları arasında beyaz renkli çiçekler açan, 20-30 cm boyunda, çok senelik bir bitkidir. Çitler, koru kenarları ve rutubetli yerlerde, ekseriya ısırgan otları ile beraber bulunur. Gövdeleri dört köseli, dik, tüylü ve içi bostur. Yaprakları saplı ve tüylüdür. Çiçekleri tüplü ve iki dudaklıdır. Üst dudak miğfer seklinde, alt dudak üç lopludur.
Sarı ballıbaba (Lamium galeobdolon): Çiçekleri sarı renktedir. İstanbul ve çevresinde bulunur.
Benekli ballıbaba (Lamium maculatun): Çiçekleri kırmızı renkli, yapraklar beyaz ve siyah beneklidir. Kastamonu (Gavurdağı)da bulunur.
Kırmızı ballıbaba (Lamium purpureum): 10-30 cm boyunda otsu bir bitkidir. Çiçekleri pembe renkli ve küçüktür. Kabız ve yaraları iyi edici özellikleri vardır. Nezleye karşı iyi gelir. Memleketimizde çok yayılmıştır.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısımları çiçekleri ve çiçekli dallarıdır. Çiçekler açılmaya başladıkları esnada toplanır ve gölgede kurutulur. Hafif kabız ve kan kesici özelliği vardır. İdrar yolları hastalıklarında da kullanılmaktadır. Bütün ballıbaba çiçeklerinden Anadolu’da aynı şekilde istifade edilmektedir
Bamya:(Okra / Ocker / Bamia / Gombo / Bamias / Okra / Gumbo)
Mutedil iklimlerde yıllık, sıcak iklimlerde ise, bir kaç defa yetiştirilebilen, boyu 1-2 metreye kadar uzayan, yaprakları asma yaprağına benzeyen, meyvesi beş bölmeli, tohumları yuvarlak ve yeşilimtrak gri renkte bir sebze.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Memleketimizde sebze olarak hemen her yerde yetiştirilmektedir. Akdeniz çevresi, en müsait ve önemli yetişme bölgesidir. Türkiye’nin Erzurum, Kars gibi soğuk ve yüksek yerleri hariç, hemen her yerinde yetiştirilebilmektedir. En çok Akdeniz ve Ege bölgesindeki ovalar ile Amasya’da ziraatı yapılır. Memleketimizde, Sultani, Amasya ve Balıkesir bamya çeşitleri tanınmıştır.
Kullanıldığı yerler: Faydalı bir sebzedir. Yas veya kuru olarak sarf edilir. Konserveleri de yapılır. Meyveleri müsilajlıdır. Kabızlık tedavisi ve barsakların düzenli çalışması için faydalıdır
Banotu:(Bilsenkraut / Jusquame / Herbane / Konca / Bangootu /Hyoscyamus niger) Yumuşak tüylü, otsu bir bitki. Gavurhaşhaşı adıyla da anılmaktadır. Yaprakları yumuşak, saplı veya sapsızdır. Çiçekleri sapsız veya kısa saplıdır. Taç yaprakları alt tarafta tüp seklinde, üst tarafta biraz eğri olarak genişlemiş ve yayılmış olup, tepede beş lopludur. Meyve çok tohumlu ve bir kapakla açılıp tohumlarını saçan bir kapsüldür.
Memleketimizde altı banotu türü bilinmekle beraber, bu türlerden yalnız Hyoscyamus niger (Siyah banotu) ile H.muticus (Mısır banotu) tedavi sahasında kullanılmaktadır. Mısır banotu memleketimizde Malatya civarında bulunmaktadır. Bilhassa alkaloit endüstrisi için önemlidir. Siyah banotu hemen bütün Anadolu ve Trakya’da bulunur. Tıbbi maksatlar için kullanılır.
Hyoscyamus niger (Siyah banotu): Mayıs-eylül ayları arasında sarımsı renkli çiçekler açan, 30-80 cm boylarında, 2 senelik, otsu ve özel kokulu bir bitkidir. Gövdeleri dik, basit veya dallanmış ve yapışkan tüylüdür. Yaprakları, donuk yeşil renkli, kenarları girintilidir. Çiçekler çok kısa saplıdır. Çanak yaprakları tüp seklinde, üzeri damarlıdır. Taç yaprakları huni seklinde, beş parçalı, kirli sarı renkli ve mor damarlıdır. Meyveleri çanak yapraklar tarafından sarılan, kapak ile açılan bir kapsüldür. Bu kapsül içinde gri esmer renkli, oval veya böbrek şeklinde, üzerinde küçük çukurcuklar bulunan çok miktarda tohum bulunur.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Memleketimizde altı türü vardır.Hemen hemen her tarafta, tarla ve yol kenarlarında tesadüf edilir.
Kullanıldığı yerler: Bitkinin kullanılan kısmi; yaprakları, kökü ve tohumlarıdır. Yapraklar, bitki çiçekli iken toplanır ve kurutulur. Tohumlar tamamen olgunlaştıktan sonra alınır, güneşte veya daha iyisi 40-50 derecelik fırınlarda kurutulur. Yaprak, tohum ve bilhassa köklerde alkaloitler bulunmaktadır. Kuvvetli bir uyuşturucu ve ağrı kesicidir. Bazı müshillerin tesir edebilmesini kolaylaştırır. Çeşitli merhemlerin terkibinde kullanılmaktadır. Bilmeden kullanıldığında sık zehirlenmelere sebeb olan bir bitkidir.
Behmen: (Kavzakökü / Centaurea behen / Parsnip / Panais)
Turpa benzer otsu bir bitkidir. 20 Ocak ile 20 Şubat arasında çiçek açar. Çiçeğinin rengine göre, Kızılbehmen ve Akbehmen adlarında iki türü vardır.
Kullanıldığı yerler: Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir.
Bergamot: (Bergamot Orange / Bergamote / Bergamot / Citrus Bergamia)
Ortalama 4 m boyunda bir ağaç. Esas vatani Bati Hindistan’dır. Yaprakları uzun ve koyu yeşildir. Çiçekleri beyaz renkli ve küçük olup, meyveleri küre veya armut biçiminde, 5-7 cm çapında etli kısmi ekşi lezzetli, kabuk kısmi limon sarısı renklidir. Eskiden Antalya bölgesinde geniş çapta yetiştirilmekteydi. Zamanla bu bölgede Bergamot’un yerini diğer turunçgiller aldı. Bununla beraber halen Antalya civarında bu tür az miktarda bulunmakta ve meyvelerinden reçel yapılmaktadır. Bergamot esansının sanayideki önemi sebebiyle yer tekrar yetiştirilmeye başlanmıştır.
Türkiye’de yetiştiği yerler: Antalya bölgesi.
Kullanıldığı yerler: Meyve kabuklarından sıkma usulü ile Bergamot esansı elde edilmektedir. Yeşilimtrak sarı renkli, hoş kokulu ve acı lezzetli bir sıvıdır. Parfümeri (ıtriyat) sanayinde kullanılmaktadır. Usaresinden kalsiyum nitrat ve sitrik asit elde edilir. Koku vermesi için bazen çaylara da karıştırılır. Ayrıca çeşitli yörelerimizde reçeli yapılarak kışın yenilir.
Biberiye: (Rosmarin / Romarin / Rosemary / Kusdili otu / Rosmarinus officinalis)
Bütün ilkbahar ve yaz boyunca soluk-mavi renkli çiçekler açan, 1-2 m yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen bir bitki. Gövdeleri dik ve çok dallıdır. Yaprakları mızrak gibi, etli ve yeşil renklidir. Çiçekleri dalların uçlarında, yaprakların tabanlarında bulunur. Meyveleri esmer renkli ve fındıksıdır. Kuşdili olarak da bilinir.
Türkiye’de yetiştiği yerler: İstanbul, Ege ve Akdeniz bölgelerinde bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilir.
Kullandığı yerler: Yaprakları ile bundan elde edilen yağı kullanılır. Yaprakları ve çiçekli dallar yaz mevsiminde toplanır ve açık havada kurutulur. Yapraklar ve çiçeklerinden uçucu yağ, tanen, acı maddeler, organik asitler ve glikozit elde edilir. Mide ve barsak uyarıcısı, idrar söktürücü ve safra artırıcı etkisi vardır. Uçucu yağ, uyarıcı olarak haricen kullanılır. Birçok preparatların terkibine girer. Ayrıca hazımsızlığı gideridir. Çarpıntıları keser. Yarım baş ağrılarını (migren) keser. İdrar ve adet söktürür.
Böğürtlen: (Brombeerstrauch, Brombeere, Mure sauvage, muron, Ing. Bramble, blackberry)
Haziran-eylül ayları arasında, beyazımsı veya pembemsi renkli çiçekler açan, yüksek boylu, çok senelik, dikenli ve çalı görünümünde bir bitki. Ekilmemiş yerlerde, çit, yol ve hendek kenarlarında çok bulunur. Gövdeleri silindir şekilli, içi dolu, odunlu ve dikenli dallar, önce dik, sonra aşağı doğru kıvrık. Yapraklar saplı, kenarları dişli, alt yüzeyleri tüylüdür. Yaprak sapında, uçları geriye doğru kıvrık dikenler bulunur. Çiçekler dalların ucunda toplanmıştır. Meyve; birçok kısmi, meyvelerin bir araya gelmesiyle meydana gelmiş küre biçiminde bir birleşik meyvedir. Rengi önce yeşil, sonra kırmızı ve daha sonra olgunlukta siyahımtraktır.
Türkiye'de yetiştiği yerler: Marmara bölgesi-Bati Anadolu ve Dogu Karadeniz.
Kullanıldığı yerler: Kullanılan kısımları yaprakları ve çiçek tomurcuklarıdır. Yapraklar bitki çiçek açmadan toplanır ve gölgede kurutulur. Yapraklarda tanen ve organik asitler ihtiva eder. Hafif kabız edici özelliği olmakla beraber; diş etleri, bademcik ve boğaz iltihaplarında, ishal ve basurda kullanılmaktadır. Böğürtlenin 70 kadar türü vardır. Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde yetişen türlerine Rubus tomentosus, R. discolor misal verilebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder